Eğriler, yanlışlar değil; yazılardır, doğrular da kurallar değil; okumalardır, yorumlardır...
5 Eylül 2012 Çarşamba
AMERİKAN DOLARININ SEMBOLÜ HERKÜL’LE İLİNTİLİ
Yunan mitolojisi’ndeki Herakles, Roma mitolojisindeki Herkül veya Fenike mitolojisindeki Melkart yüzyıllar boyunca geniş bir coğrafyada birçok toplum tarafından tapınılan aynı tanrı karakteriydi. Fenikelilerin Kartaca kolonisi Cebel-i Tarık boğazına hakim olduğu zamanlarda Kartacalılar, boğazın iki tarafındaki kayalıklara “Melkart sütunları” derdi. Romalılar için ise buralar “Herkül” sütunları idi. Herkül sütunları, ilk önce Meksika’ya yerleşen İspanyolların parasına sembol oldu. Paralel iki dik sütun Herkül sütunlarının simgesiydi. Onları çevreleyen çelenk de, parada “S” şeklinde gösterildi. İspanyol parası Peso için “sekizlik” denirdi. İlk olarak Meksika’da kullanılan dolardaki bu çevrinti, aynı zamanda sekizi de simgeler. Bu para ve simgesi ($) daha sonra ABD’liler tarafından benimsenerek, ulusal paralarında kullanıldı.
1 Eylül 2012 Cumartesi
KIZILBAŞ ADI NEREDEN ÇIKMIŞTIR?
Şeyh Safiyüddin İshak’ın kurmuş olduğu Safevî tarikatı bir zaman Türkmen boylarını çok etkilemişti. Türkmenlerin askerlikteki başarıları da Safevilerin egemenliklerini sürdürmelerine yaradı. Bu boylar, Azerbaycan’dan, Doğu Anadolu’dan, Kuzey Suriye’den geliyorlardı, namları Ustacalu, Şamlu, Rumlu, Tekelü, Zülkadirli, Avşar, Kacar, Varsak, Karacadağ Sufîleri idi. Şeyh Safiyüddin İshak’ın torunu Cüneyd, Trabzon’da Akkoyunlu Uzun Hasan’ın kız kardeşi Hatice Begüm’le evlenmiş, üç yıl Diyarbakır’da yaşadıktan sonra, Şirvanşah’a karşı savaşırken öldürülmüştü. Müridleri de onun oğlu Haydar’a bağlandılar. Uzun Hasan da Haydar’a hem askeri destek verdi hem de onu kızıyla evlendirerek Erdebil’e yerleştirdi. Şeyh Haydar’ın hükümdarlığı zamanında bu tarikat bir Gaziler hareketine dönüştü. Haydar taraftarları, başlarına on iki dilimli kırmızı bir serpuş giyiyorlardı. “Tâc-ı Haydarî” de denen bu başlıktan dolayı onlara “kızılbaş” denmiştir.
31 Ağustos 2012 Cuma
“MOBESE” ADI, BİR KISALTMADAN ÇIKMIŞTIR
Sokakları izleyen kamera sistemlerine Türkçe’de “Mobese” deniyor. Bu ad, Türkçe dil kurallarına uymamakta. Tek başına bir anlam da ifade etmemekte… Nerden çıkmıştır peki bu ad? MOBESE, bir kısaltmadır, ama “mobil elektronik sistem entegrasyonu”nun kısaltması değil. Neyin kısaltması olduğunu Cüneyt Özdemir’in “Önemli İşler Dairesi” adlı kitabından öğreniyoruz:
“1997 yılında Emniyet İstihbarat’ın teknikerleri “polnet bir network”ünü kurmuşlardı; bir nevi farklı bir internet erişimi olan bu sistemi ilk başlarda evrak alışverişinde kullanıyorlardı. 2003 yılında ise MOBESE’yi kurdular. MOBESE kelimesi, aslında projeyi yürüten altı istihbaratçının adının baş harflerinden oluşuyordu…
Mustafa, Osman, Basri, Erdoğan, Süleyman ve Erin, İstihbarat Daire Başkanlığı Bilgi İşlem ve Teknik Şubesi’nde görevliydiler. MOBESE 2003 yılında “mobil uygulamalar” dalında 261 katılımcı arasından Türkiye birincisi seçilecek kadar iyiydi. Resmi açılımı Mobil Elektronik Sistem Entegrasyon- yani kısaca MOBESE olarak veriliyordu.”
14 Temmuz 2012 Cumartesi
NEDEN ANT ETMEK DENMEZ DE ANT İÇMEK DENİR?
Türkçede “yemin edilir”, “söz verilir” de aynı anlama gelen diğer deyim neden “ant içmek” olarak kullanılır? Eski Türklerde ve Moğollarda (hatta İskitlerde) kan kardeşliği adeti vardı. Kan kardeşi olacak iki kişi kanlarını akıtır, akan kanlarını kımıza katarak bunu aynı kaptan içerlerdi. Kan kardeşliğine ve bu törene “anda” denirdi. Kaşgarlı Mahmut zamanına gelince, “anda”, “and” sözcüğüne dönüşmüştür. Ant içmek anlamında Uygurcada, “andıkmak“, Moğolcada da “andagamak“ kullanılmaktadır. Kan kardeşliği töreni bir tür yemin töreniydi. Kan kardeşi olanların aynı kaptan içmeleri töreni bütünlüyordu, bundan ötürü “anda” ya da “and” içmek eylemi ile kullanılmıştır. "And" kelimesi daha sonra yazımda "Ant" olarak yer almıştır. “Ant kardeşi” deyimi de “kan kardeşi” anlamındadır.
11 Haziran 2012 Pazartesi
YUNAN NE DEMEK YUNANLI NE DEMEK?
“Amāna-Ḥātpa” , ya da 3. Amenhotep, ya da Amenofis III; eski Mısır kayıtlarındaki dokuzuncu firavun… M.Ö. 1391 – 1353 arasında hüküm sürmüştü. Mitanni’den (şimdiki Güneydoğu Anadolu, Suriye ve kısmen orta Anadolu) ve Arzava’dan (şimdiki Göller bölgesi) kız alıp evlenmişti. Adına yaptırdığı tapınakta Mısır’ın yabancısı olan Anadolu halklarını saymış: Luviler, Mitanniler… bir de Iunia A’lılar. “A” büyük anlamına geliyordu: Büyük Iunia… Helen yazıtlarında “Ionia” olarak sayılan yerin (bugünkü İzmir ve cıvarı) tarihteki en eski kaydı buydu. O halde, Iunia has Anadolulu idi çünkü kaydın zamanı, Yunanistan’dan Anadolu’ya yapıldığı belirlenen göçlerden yüzyıllarca öncesine denk geliyordu. Helen metinlerinde geçen Ionia halkı için Persler, “Yon”, ya da “İon” diyorlardı. Daha sonraki yıllarda Farsça ile birlikte Arapça’da da “Yonan” adı kullanıldı. Türkçe’ye de “Yunan” olarak geçti. Yunanlar kendilerine “Elen”, ülkelerine “Ellas” derler. Türkçe’de o topraklara neden Yunanistan, halkına da neden “Yunan” denmiştir ve neden hala böyle denir belli değil. Yunanlı sözcüğü “Yonyalı” ya da “Yunyalı” sözcüğünden bozularak gelmiş olmalı.
27 Mayıs 2012 Pazar
GALATA ADI NEREDEN GELİYOR?
Galatlar, Keltlerin doğuya göç etmiş boylarının ortak adıydı. Göçebe ve savaşçı kavimlerdi. Ölümüne dövüştüklerini ifade etmek amacıyla çıplak olarak savaşırlardı. Bergama’da ortaya çıkan “Zeus sunağı”ndaki “ölmekte olan Galat savaşçı” tasviri çıplaktır. Galatlar Anadolu’ya batıdan göç ederek gelip yerleşmişlerdi. Onlardan kalan her hangi bir yazılı kaynak olmadığı için haklarında dolaylı yoldan bilgi edinilebilmiştir. Günümüze kadar gelen bazı yer isimlerinin Galatlarla ilgili olduğu bulunmuştur. Örneğin, Gelibolu.
1682 yılına kadar yarı özerkliği olan Galata’nın adı, Konstantinopoli kurulmadan önce o yörede yurt kurmuş olan Galatlardan gelmektedir. Yunanca kökenli olduğunu iddia edenler, "sütlüce” anlamına geldiğini söyler - eskiden bu mahallede süt satıldığı için... Oysa, Galatların buradaki yerleşimleri hakkında tarihi kaynaklar vardır.
19 Mayıs 2012 Cumartesi
HOW TO SPELL NAMES IN TURKISH?
The Turkish language is read as written. Of course, the prononciation is different from English. Furthermore, when making somebody write Turkish names, people tell some place names, especially the cities of Turkey: For exemple, if someone ask you how to write "Filiz", you spell like this: Fatsa, İzmir, Lüleburgaz, İzmir, Zonguldak. In other words, you make acrostic.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)